Şahsiyet Buluşmaları program serimizin bu dönemki ilk konuğu Musa Belfort oldu. Aslen bir Fransız olan Musa Belfort yaşam hikâyesi ve İslamı seçme sürecini anlattı. Şahsiyet Akademisi Üsküdar yerleşkemizde gerçekleştirilen program yoğun ilgiyle takip edildi.

Musa Belfort Anlatıyor

Kendinizi tanıtır mısınız?

Adım Musa. Ben bir Hristiyandım. Protestan/ Evanjelik kilisesine bağlıydım. Bu mezhepte amaç İncil’i kelime kelime tatbik etmektir. Burada çok aktiftim. Aktif olduğum için kısa zamanda bir çok görev almaya başladım.

Daha önce Hristiyanlıkla ilgili eğitim aldınız mı? Bizdeki Kur’an Kursu ya da İmam-Hatip benzeri bir eğitim var mıydı?

Çocukluğumdan başlayacak olursam, dinsiz bir ailede yetiştim. Annem ile babam inançsızlardı. Ama beni serbest bıraktılar. İstediğim yere gidip gelebiliyordum. Zaman zaman tavsiyelerde bulunuyorlar, bana yardımcı oluyorlardı. Yani ailem bu konuda iyiydi; onlara diyeceğim birşey yok. İlk zamanlar Katolikliğe meylim oldu. Bu dönemde çokça seyahat etmeye başladım. Sonra Protestanlığı tanıdım. Bu mezhebin anlayışı beni daha çok sarmaya başladı. Aradığım sorulara cevap bulduğumu hissettim. İçimde sürekli bir arayış vardı. Günlük hayat beni tatmin etmiyordu. Doğruyu bulmaya çalışıyordum.

Doğruyu aramaktan ne anlıyorsunuz?

Gençliğimden beri bu dünyanın boşuna yaratılmadığını düşünürdüm. Astronomiye çok meraklıydım. Teleskopla gök cisimlerine bakar, araştırır ve düşünürdüm. Sonunda bütün bunların boşuna yaratılmadığı kanaatine vardım. 10 yaşlarında iken bende dine yönelik bir ilgi oluştu. Ama bir taraftan da dünyadaki savaşlara, fakir insanlara ve eşitsizliklere bakar, dünyadaki adaleti sorgulardım. 15 yaşında annem ile babam ayrıldı. Bu benim için çok zor oldu. Liseyi bırakmak zorunda kaldım ve çalışmaya başladım. Askerlikten sonra sürekli seyahat etmeye başladım ve doğruyu aramaya giriştim.

Nerelere gittiniz?

Avrupa’da dolaştım. Yunanistan’da iki sene kaldım. Bir müddet Türkiye’de (İpsala) bulundum. Lübnan ve Kıbrıs’a gittim. Bu şekilde 5 sene seyahat ettim. Kendime göre bir takım araştırmalar yaptım. Ama Fransa’ya döndüğümde hala doğruyu bulamamıştım. Fransa’nın kuzey bölgesinde Allah’ı tesbih eden, ilahiler söyleyen bir Hristiyan grubun olduğunu duydum. Bu, ilgimi çekti ve oraya gittim. O zamanlar zor durumdaydım ve ilgiye muhtaçtım. Bunlar beni kabullendiler ve içlerine aldılar. İsa’nın benim için kurtuluş olduğunu ve aradığım doğrunun o olduğunu söylediler. Verdikleri İncil’i okudum. Aldığım cevaplar beni o zaman tatmin etti. Kiliselerine girerek Protestan oldum. Bu kilisede kendimi geliştirdim. Buraya kendimi vakfettim. Sonra bu kadar zamandır aradığım gerçeği başkalarına da iletmem gerektiğine inandım. İncil’in Allah kelamı olduğuna ve diğer insanlara huzur getireceğine inanıyordum. Bu yüzden bu kitabı onlara taşımalıydım.

Bu grubun ismi neydi?

Evanjelik Baptist Kilisesi. Bu kilise içerisindeki bir grupta iki sene bulundum ama sonra tebliğ yönü daha ağır basan, misyonerlik faaliyetleri fazla olan farklı bir gruba dahil oldum. O zamanki inancım şuydu: Adem aleyhisselam’ın günahından her insan bir hisse almıştır. Bu günahtan ancak İsa aleyhisselam’a inanan, onu yegane kurtarıcı görenler kurtulabilir. İnsanların bütün dertlerine ancak bu inanç deva olabilirdi. Beş-altı sene geçtikten sonra bu davaya misyoner olarak daha iyi hizmet edebileceğime inanmaya başladım. Kilisenin papazına müracaat ederek bu isteğimi ilettim ve oradaki ilahiyata kaydoldum. Bir taraftan kilisedeki vazifelerime devam ediyor, bir taraftan da eğitim görüyordum. Bir müddet sonra papazın yardımcısı oldum. Ona hem kilisedeki işlerinde, hem de misyonerlik işlerinde yardımcı oluyordum. Evliydim; bir tane de çocuğum vardı. Ailem de bu işlere kendisini adamış birisiydi.

Sorgulama Başlıyor

Nasıl müslüman oldunuz?

Çarşıda tebliğ yaptığım bir tezgahım vardı. Bu tezgahı açıyor, üzerine İncil ve diğer kitapları diziyor, insanlara bir şeyler anlatmaya çalışıyordum. Tezgahıma yaklaşanlara İncil’den okumaya veya anlatmaya başlıyordum.

Hangi şehirde?

Saint Etienne. Bu işi her Cumartesi yapıyordum. Yaklaşık bir sene kadar sonra yine bir Cumartesi tezgahın başında dururken bir Müslüman geldi. Beni dinledi ve sonra şunu söyledi: ‘Sen bana dinini anlattın. Peki benim dinimi biliyor musun sen? Merak edip bir camiye gittin mi? Hiç Kur’an’a göz attın mı? Eğer sen başkasının dinini bilmiyorsan nasıl doğruyu tebliğ ettiğine inanabilirsin ki? Doğruyu bulmak ancak mukayese ile olur.’ O zaman bu uyarıyı çok fazla dikkate almamıştım. Sonra düşünmeye başladım. Söyledikleri doğruydu. Müslümanlığı öğrenmeliydim. İçimde, gidip Müslüman ülkelerde misyonerlik faaliyeti yapmak isteği uyandı.

O zamanlar İslam’a karşı düşüncelerim hiç iyi değildi. Bağlı olduğum kilisede İslam çok kötülenirdi. Buna rağmen camiye gitmeye ve Kur’an okumaya karar verdim. Kendime Afrika’dan Nijer’i seçtim. Burada hem Müslümanlar vardı, hem de halkı Fransızca konuşuyordu. Kur’an’ı okuyup yanlışlarını bulacak, sonra gidip buradaki halka mukayeseli bir biçimde doğruları anlatacaktım. Yaptığım araştırmaların ve bilgilenmelerimin beni bu yönde güçlendirdiğine inanıyordum. O zamanlar İncil’in tek ve doğru Allah kelamı olduğuna yönelik şüphem yoktu.

Önce bir camiye gittim. Amacım, “camiye gittim, orada yapılan ibadeti gördüm” diyebilmekti. Camiye her giren bana selam veriyor, ben de onlara garip garip bakıyordum. Arkada yapılan ibadeti takip ettim. Bu arada Kur’an alıp okumam gerektiğini düşündüm. Kur’an’ı nereden temin edeceğimi imama sordum. Hristiyan olduğumu söyledim. İmam herhalde Müslüman olacağımı düşündü ve bana Fransızca Arapça bir Kur’an hediye etti. Kur’an’la eve döndüm ve niyetimi eşime anlattım. Eşimin tepkisi “senin için iyi ise bu şekilde devam et” şeklinde oldu.

Ve Bir Pazar Günü

Bir Pazar günü Kilise’de ayin sırasında koroya ilahi söyletiyordum. İlahi teslisle alakalı idi. O esnada çok güçlü bir şekilde İslam’a çağrıldığımı hissettim. Eve döndüğümde kalbimin ‘Allah Allah’ diye attığını hissediyordum. O hal içerisinde bir elime Kur’an’ı bir elime de İncil’i aldım: ‘Rabbim kitabın hangisi ise bana göster’ diye Allah’a dua ettim. Misyoner olarak bir Müslüman ülkeye gitmek üzere tüm hazırlıklarımı bitirmiştim. Eğer Müslüman olursam büyük bir bedel ödeyeceğimin farkına vardım. Herşeyimi kaybedecektim. O anda hamdolsun Allah yardım etti. Kalbim Kur’an’a aktı ve Müslüman olmaya karar verdim. Ne olursa olsun o bedeli ödemeye karar verdim.

Bir Müslüman derneğe gittim. İmama tüm hikayemi anlattım. Çok şaşırdı. Sonra abdest aldım, şehadet getirdim ve ismimi seçtim. Dernekteki yirmiye yakın Müslüman beni gözyaşları içerisinde tebrik ettiler. Bir kardeş ‘Allah birisini sevince onun kalbini İslam’a açar’ dedi. Çok sevindim. Yeniden dünyaya gelmiş gibi oldum.

KAYNAK:
Altınoluk Dergisi – 2004 – Mart, Sayı: 217, Sayfa: 012

Sosyal Medyanızda Paylaşabilirsiniz:

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Bizi Takip Edin..
Güncel
ÜNİD-P YAZ KAMPI

Şahsiyet Akademisi; uzman öğretmen kadrosu, rehberlik servisi ve etkili kamplarıyla bu sene de 12. sınıf öğrencileri üniversite sınavına hazırlıyor.

Devamı
Son Eklenenler
Sosyal Medya

Son Eklenenler

02
Tem
ÜNİD-P YAZ KAMPI

Şahsiyet Akademisi; uzman öğretmen kadrosu, rehberlik servisi ve etkili kamplarıyla bu sene de 12. sınıf öğrencileri üniversite sınavına hazırlıyor.

Yayınlayan: Genel,
14
Haz
KARDEŞLİK VE İHYA YAZ OKULU

Program lise kademesindeki bütün erkek öğrencilere açıktır. Lise eğitimlerine devam eden ufuk, ideal ve firaset sahibi gençler bu program altında bir araya geliyor.

Yayınlayan: Genel,
11
Haz
ACIBADEM PROLİNGUS DİL OKULU

Acıbadem Prolingus Dil Okulu programımız ile liseli gençlere yabancı dil öğrenme fırsatı sunuyoruz. Kaydolmakta geç kalmayın..

Yayınlayan: Genel,
09
Haz
GELECEĞE GÖNÜLLÜ, GENÇLİĞE REHBER OL!

Şahsiyet Akademisi İstanbul’un farklı yerlerinde düzenleyeceği yaz programlarında gençlik liderliği yapacak üniversiteli öğrenciler arıyor. Sen de gençliğe rehber olmak istiyorsan hemen başvur!

Yayınlayan: Genel,
08
Haz
YOĞUNLAŞTIRILMIŞ DİL EĞİTİM KAMPI

Yoğunlaştırılmış dil eğitim kampı Prolingus Eğitim Sistemi ile liseli gençlere yabancı dil öğrenme fırsatı sunuyor..

Yayınlayan: Genel,
01
Haz
ÜNİVERSİTE HAZIRLIK TYT KURSU

Şahsiyet Akademisi Üniversite Hazırlık Birimi olarak, 12. Sınıfa geçen öğrencilere sınava hazırlanmak için önemli bir fırsat sunuyoruz. TYT hazırlıklarına başlamak için tam zamanı.

Yayınlayan: Duyuru,
28
May
ACIBADEM YAZ OKULU

Gençlerimizin Kişisel Gelişim ve Bilişim alanlarında ilgi duydukları branşlarda belirli bir seviyeye gelmelerini sağlayacak, yetkinlik kazanabilecekleri, bilgi ve beceri gelişimleri ile alanın profesyoneli olma imkânı sağlayan ‘’Acıbadem Yaz Okulları’’ lise öğrencilerinin istifadesine sunulmuştur.

Yayınlayan: Atölyeler, Genel,
27
May
PAYİTAHT İSLAMİ İLİMLER EĞİTİM KAMPI

Şahsiyet Akademisi olarak İslami İlimler Eğitim ve Gelişim programı ile gençlerimizin milli ve manevi değerlerine bağlı birer nefer olarak yetişmelerine katkı sunmak amacıyla başlatacağımız bu programa tüm lise öğrencilerini davet ediyoruz.

Yayınlayan: Genel,
24
May
AVRUPA ANADOLU MEDENİYET KÖPRÜSÜ

Avrupa Anadolu Medeniyet Köprüsü” eğitim, tarih-kültür, gezi ve sosyal etkinlikler kampımız, Avrupa ülkelerinde yaşamakta olan gençlerimize yönelik asıl gayesi eğitim olup sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler ile zenginleştirilmiş bir programdır.

Yayınlayan: Genel,
18
Mar
HAYAL BOSTANI SİNEMA ATÖLYESİ KAYITLARI UZATILDI

Nitelikli genç sinemacıların yetişmesine öncülük etmek amacıyla kurulmuş olup Şahsiyet Akademisi’nin bir ihtisas programıdır. Program bu döneme mahsus olmak üzere atölye formatında ve giriş düzeyinde hazırlanmıştır.

Yayınlayan: Genel,